<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Şişli Mezunlar Derneği - Kitap, Resim, Dergi]]></title>
		<link>http://sislimeslek.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Şişli Mezunlar Derneği - http://sislimeslek.com/forum]]></description>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 02:42:18 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Delikanlı bilgisayarcı nasıl olur]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=983</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 23:56:28 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=983</guid>
			<description><![CDATA[DELİKANLI BİLGİSAYARCI ;<br />
<br />
1) Delikanlı Bilgisayarcı, silmek istediği bir dosyayı shift+del kombinasyonu ile siler, geri dönüşüm kutusu kullanmaz, tükürdüğünü yalamaz.<br />
<br />
2) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows gezgini kullanmaz, aradığı dosyayı anında bulur!<br />
<br />
3) Delikanlı bilgisayarcı, IP numarasını gizlemez.<br />
<br />
4) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows XP de bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuktan hoşlanmaz. Hoşgörülüdür.<br />
<br />
5) Delikanlı Bilgisayarcı, MS Office yardımcısı kullanmaz.<br />
<br />
6) Delikanlı Bilgisayarcı, yardım menüsünü de kullanmaz.<br />
İhtiyacı olmaz.<br />
<br />
7) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows daki Pinball oyununu uninstall eder.Oyun bile olsa toplarla işi olmaz!<br />
<br />
8)Delikanlı bilgisayarcı, IMAC gibi renkli cicili-bicili bilgisayar kullanmaz.<br />
<br />
9) Delikanlı Bilgisayarcı, bilgisayarını sleep modunda bırakmaz, bilgisayarı her daim hazır ve nazırdır.<br />
<br />
10) Delikanlı bilgisayarcı, bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir: Örneğin: tek rakibim AMD , rahmetli de X386ydı , bir sana hasretim, birde 3 Ghz cpu hızına, Windows un ustasıyım Linux un hastasıyım vb..<br />
<br />
11) Delikanlı Bilgisayarcı, görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.<br />
<br />
13) Delikanlı Bilgisayarcı monitörünün üstüne meraklı ördek, kuş böcük vb. materyaller koymaz.<br />
<br />
14) Delikanlı Bilgisayarcı internette sörf yapmaz, olsa olsa tavla oynar.<br />
<br />
15) Delikanlı Bilgisayarcı PIII, P4, XEON gibi eski CPU`ları kullanmaz. Yanlızca ITANIUM-2 kullanır.<br />
<br />
16)Delikanlı Bilgisayarcı toplu mouse kullanmaz. Bulunduğu ortamda optik mouse yoksa mouse elini bile sürmez.<br />
<br />
17) Delikanlı bilgisayarcı yanında 128 MB usb flash memory taşımaz, babalar gibi 80 GB harddisk taşır. ve USB 2.0 dan bağlar.<br />
<br />
18) Delikanlı bilgisayarcı yedekleme için CD kullanmaz.<br />
<br />
19) Delikanlı bilgisayarcı ICQLite kullanmaz.<br />
<br />
20) Delikanlı bilgisayarcı antivirüs, firewall gibi koruma programları kullanmaz,gerektiğinde bilgisayarını gaayet iyi savunur!<br />
<br />
21) Delikanlı bilgisayarcı minitower pc kasası kullanmaz.<br />
<br />
22) Delikanlı bilgisayarcı ekran filtresi kullanmaz.<br />
<br />
23) Delikanlı bilgisayarcı BSA dan korkmaz!, Crack konusunda uzmandır.<br />
<br />
24) Delikanlı bilgisayarcı lamer olmaz, o doğuştan hacker dır.<br />
<br />
25) Delikanlı bilgisayarcı bilgisayarında onboard donanım kullanmaz.<br />
<br />
26) Delikanlı bilgisayarcı bilgisayarında cookie barındırmaz.<br />
<br />
27) Delikanlı bilgisayarcı IRC aleminde düşler prensi , romantik vb.nickler kullanmaz.<br />
<br />
28) Delikanlı bilgisayarcı Emülatör kullanmaz, lakin herşeyin orjinali makbuldür diye düşünür.<br />
<br />
29) Delikanlı bilgisayarcı System Mechanic , Norton U. gibi kıytırıktan temizlik programları kullanmaz, babalar gibi girer regedite kafasına estiği anahtarı siler, süpürür.<br />
<br />
30) Delikanlı bilgisayarcı desktopında çiçekli-böcekli resimler bulundurmaz,active desktop kullanmaz.<br />
<br />
31) Delikanlı bilgisayarcı kasa-monitör-klavye üçgeninden vazgeçmez. Laptop,tablet pc,palm vb. gibi hepsi birarada ürünler kullanmaz. Çok gerekliyse Notebook kullanır.<br />
<br />
32) Delikanlı bilgisayarcı babalar gibi en az 19 LCD monitör kullanır, CRT monitör kullanmaz. Tombul monitorlerden hoşlanmaz.<br />
<br />
33 )Delikanlı bilgisayarcı Modeminin sesini kısmaz, sanal alemin denizlerinde kulaç atacağını tüm kamuoyuna duyurur.<br />
<br />
34) Delikanlı bilgisayarcı MP3 formatında müzik dinlemez, çünkü mp3 sıkıştırılmış bir formattır, delikanlı bilgisayarcı sıkıştırmaya-sıkıntıya gelemez.<br />
<br />
35) Delikanlı bilgisayarcı overclock yapmakla uğraşmaz. 3-5 Mhz fazla hız için sistemini kasmaz, anlayışlıdır. Overclock işleri yapmaz.<br />
<br />
36) Delikanlı bilgisayarcı kasasına ses izolasyonu yapmaz, harddiskinin sesiyle huzur bulur.<br />
<br />
37) Delikanlı bilgisayarcının bilgisayarı kilitlenmez,istisnai bir kilitlenme söz konusu olduğunda Ctrl Alt ve Del tuşlarını aynı anda kullanmaz, direkt power tuşuyla muhatap olur.<br />
<br />
38) Delikanlı bilgisayarcı saçını uzatmaz, hele uzatıpta arkadan kurdele yapmaz, kulağına burnuna küpe takmaz, sihirbaz sakalı bırakmaz.<br />
<br />
39) Delikanlı bilgisayarcı Temporary i boşaltır karda yürür izini belli etmez.<br />
<br />
40) Delikanlı Bilgisayarcı sistemini asla kapatmaz.<br />
<br />
41) Delikanlı bilgisayarcı, Microsoft kurslarına para kaptırmaz, hele 3 aylık kurslara gidip kartvizitine Mühendis diye yazdırmaz, Mühendis olması gerekiyorsa, aslan gibi 4 yıllık mühendislik fakültesine gider.<br />
<br />
42) Delikanlı bilgisayarcı LEASLINE veya ADSL ile internete bağlanır. İstediği an internettedir. Çevirmeli ağla işi olmaz.<br />
<br />
43) Delikanlı bilgisayarcı, serverlarında Unix veya Novell kullanır. Dansöz gibi kıvırtan Windows 2000 Server veya Windows 2003 Server kullanıp her ay yeniden açıp kapamak zorunda kalmaz.<br />
<br />
44) Delikanlı bilgisayarcı, IDE veya Serial ATA disk kullanmaz, canavar gibi SCSI-320 Disk kullanır.<br />
<br />
45) Delikanlı bilgisayarcı disket formatlaması gerekirse, DOS komutlarını kullanarak formatlar. Kurslardan bilgisayarı öğrenenler gibi mouse kullanmaz.<hr />
Cidden çok komik ya <img src="http://sislimeslek.com/forum/images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[DELİKANLI BİLGİSAYARCI ;<br />
<br />
1) Delikanlı Bilgisayarcı, silmek istediği bir dosyayı shift+del kombinasyonu ile siler, geri dönüşüm kutusu kullanmaz, tükürdüğünü yalamaz.<br />
<br />
2) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows gezgini kullanmaz, aradığı dosyayı anında bulur!<br />
<br />
3) Delikanlı bilgisayarcı, IP numarasını gizlemez.<br />
<br />
4) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows XP de bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuktan hoşlanmaz. Hoşgörülüdür.<br />
<br />
5) Delikanlı Bilgisayarcı, MS Office yardımcısı kullanmaz.<br />
<br />
6) Delikanlı Bilgisayarcı, yardım menüsünü de kullanmaz.<br />
İhtiyacı olmaz.<br />
<br />
7) Delikanlı Bilgisayarcı, Windows daki Pinball oyununu uninstall eder.Oyun bile olsa toplarla işi olmaz!<br />
<br />
8)Delikanlı bilgisayarcı, IMAC gibi renkli cicili-bicili bilgisayar kullanmaz.<br />
<br />
9) Delikanlı Bilgisayarcı, bilgisayarını sleep modunda bırakmaz, bilgisayarı her daim hazır ve nazırdır.<br />
<br />
10) Delikanlı bilgisayarcı, bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir: Örneğin: tek rakibim AMD , rahmetli de X386ydı , bir sana hasretim, birde 3 Ghz cpu hızına, Windows un ustasıyım Linux un hastasıyım vb..<br />
<br />
11) Delikanlı Bilgisayarcı, görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.<br />
<br />
13) Delikanlı Bilgisayarcı monitörünün üstüne meraklı ördek, kuş böcük vb. materyaller koymaz.<br />
<br />
14) Delikanlı Bilgisayarcı internette sörf yapmaz, olsa olsa tavla oynar.<br />
<br />
15) Delikanlı Bilgisayarcı PIII, P4, XEON gibi eski CPU`ları kullanmaz. Yanlızca ITANIUM-2 kullanır.<br />
<br />
16)Delikanlı Bilgisayarcı toplu mouse kullanmaz. Bulunduğu ortamda optik mouse yoksa mouse elini bile sürmez.<br />
<br />
17) Delikanlı bilgisayarcı yanında 128 MB usb flash memory taşımaz, babalar gibi 80 GB harddisk taşır. ve USB 2.0 dan bağlar.<br />
<br />
18) Delikanlı bilgisayarcı yedekleme için CD kullanmaz.<br />
<br />
19) Delikanlı bilgisayarcı ICQLite kullanmaz.<br />
<br />
20) Delikanlı bilgisayarcı antivirüs, firewall gibi koruma programları kullanmaz,gerektiğinde bilgisayarını gaayet iyi savunur!<br />
<br />
21) Delikanlı bilgisayarcı minitower pc kasası kullanmaz.<br />
<br />
22) Delikanlı bilgisayarcı ekran filtresi kullanmaz.<br />
<br />
23) Delikanlı bilgisayarcı BSA dan korkmaz!, Crack konusunda uzmandır.<br />
<br />
24) Delikanlı bilgisayarcı lamer olmaz, o doğuştan hacker dır.<br />
<br />
25) Delikanlı bilgisayarcı bilgisayarında onboard donanım kullanmaz.<br />
<br />
26) Delikanlı bilgisayarcı bilgisayarında cookie barındırmaz.<br />
<br />
27) Delikanlı bilgisayarcı IRC aleminde düşler prensi , romantik vb.nickler kullanmaz.<br />
<br />
28) Delikanlı bilgisayarcı Emülatör kullanmaz, lakin herşeyin orjinali makbuldür diye düşünür.<br />
<br />
29) Delikanlı bilgisayarcı System Mechanic , Norton U. gibi kıytırıktan temizlik programları kullanmaz, babalar gibi girer regedite kafasına estiği anahtarı siler, süpürür.<br />
<br />
30) Delikanlı bilgisayarcı desktopında çiçekli-böcekli resimler bulundurmaz,active desktop kullanmaz.<br />
<br />
31) Delikanlı bilgisayarcı kasa-monitör-klavye üçgeninden vazgeçmez. Laptop,tablet pc,palm vb. gibi hepsi birarada ürünler kullanmaz. Çok gerekliyse Notebook kullanır.<br />
<br />
32) Delikanlı bilgisayarcı babalar gibi en az 19 LCD monitör kullanır, CRT monitör kullanmaz. Tombul monitorlerden hoşlanmaz.<br />
<br />
33 )Delikanlı bilgisayarcı Modeminin sesini kısmaz, sanal alemin denizlerinde kulaç atacağını tüm kamuoyuna duyurur.<br />
<br />
34) Delikanlı bilgisayarcı MP3 formatında müzik dinlemez, çünkü mp3 sıkıştırılmış bir formattır, delikanlı bilgisayarcı sıkıştırmaya-sıkıntıya gelemez.<br />
<br />
35) Delikanlı bilgisayarcı overclock yapmakla uğraşmaz. 3-5 Mhz fazla hız için sistemini kasmaz, anlayışlıdır. Overclock işleri yapmaz.<br />
<br />
36) Delikanlı bilgisayarcı kasasına ses izolasyonu yapmaz, harddiskinin sesiyle huzur bulur.<br />
<br />
37) Delikanlı bilgisayarcının bilgisayarı kilitlenmez,istisnai bir kilitlenme söz konusu olduğunda Ctrl Alt ve Del tuşlarını aynı anda kullanmaz, direkt power tuşuyla muhatap olur.<br />
<br />
38) Delikanlı bilgisayarcı saçını uzatmaz, hele uzatıpta arkadan kurdele yapmaz, kulağına burnuna küpe takmaz, sihirbaz sakalı bırakmaz.<br />
<br />
39) Delikanlı bilgisayarcı Temporary i boşaltır karda yürür izini belli etmez.<br />
<br />
40) Delikanlı Bilgisayarcı sistemini asla kapatmaz.<br />
<br />
41) Delikanlı bilgisayarcı, Microsoft kurslarına para kaptırmaz, hele 3 aylık kurslara gidip kartvizitine Mühendis diye yazdırmaz, Mühendis olması gerekiyorsa, aslan gibi 4 yıllık mühendislik fakültesine gider.<br />
<br />
42) Delikanlı bilgisayarcı LEASLINE veya ADSL ile internete bağlanır. İstediği an internettedir. Çevirmeli ağla işi olmaz.<br />
<br />
43) Delikanlı bilgisayarcı, serverlarında Unix veya Novell kullanır. Dansöz gibi kıvırtan Windows 2000 Server veya Windows 2003 Server kullanıp her ay yeniden açıp kapamak zorunda kalmaz.<br />
<br />
44) Delikanlı bilgisayarcı, IDE veya Serial ATA disk kullanmaz, canavar gibi SCSI-320 Disk kullanır.<br />
<br />
45) Delikanlı bilgisayarcı disket formatlaması gerekirse, DOS komutlarını kullanarak formatlar. Kurslardan bilgisayarı öğrenenler gibi mouse kullanmaz.<hr />
Cidden çok komik ya <img src="http://sislimeslek.com/forum/images/smilies/biggrin.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Big Grin" title="Big Grin" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ben Seni Sensiz Sevdim]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=982</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 23:53:40 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=982</guid>
			<description><![CDATA[Ben seni severken<br />
Sen yanımda yoktun ki!<br />
Ben seni özlerken<br />
Sen bilmiyordun ki!<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen yokken bakışların vardı<br />
Beynime kazınmış<br />
Nereye baksam oradaydılar,<br />
Ben seni sensiz sevdim..<br />
Göremesem de, rüyamdaydın,<br />
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin<br />
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.<br />
Sen bile!<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen olmasan da, hayalin vardı,<br />
Sen olmasan da, şarkılar vardı;<br />
Seni hatırlatan…<br />
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,<br />
Sen olmasan da,bulutlar vardı,<br />
Sen olmasan da,günbatımları vardı,<br />
Sen olmasan da,denizler vardı…<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Aslında sen hep vardın,<br />
Aynı şehirde,aynı sokakta,<br />
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Ne olurdu sende beni sevseydin?<br />
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?<br />
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,<br />
Hani kıyamet koptuğunda…<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben seni severken<br />
Sen yanımda yoktun ki!<br />
Ben seni özlerken<br />
Sen bilmiyordun ki!<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen yokken bakışların vardı<br />
Beynime kazınmış<br />
Nereye baksam oradaydılar,<br />
Ben seni sensiz sevdim..<br />
Göremesem de, rüyamdaydın,<br />
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin<br />
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.<br />
Sen bile!<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen olmasan da, hayalin vardı,<br />
Sen olmasan da, şarkılar vardı;<br />
Seni hatırlatan…<br />
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,<br />
Sen olmasan da,bulutlar vardı,<br />
Sen olmasan da,günbatımları vardı,<br />
Sen olmasan da,denizler vardı…<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Aslında sen hep vardın,<br />
Aynı şehirde,aynı sokakta,<br />
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Ne olurdu sende beni sevseydin?<br />
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?<br />
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,<br />
Hani kıyamet koptuğunda…<br />
Ben seni sensiz sevdim…<br />
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ne Kadar Zormuş Dimi Yalnız Kalmak]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=981</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 23:52:48 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=981</guid>
			<description><![CDATA[Ne kadar zormuş dimi yalnız kalmak<br />
alabildiğince herşeyden uzaklaşmak<br />
sessizliğinde gömülü olmak<br />
umutsuzluk ve mutsuzlukla anlaşmak<br />
değerlere iyi pay biçememek<br />
kıymet bilmemek mi attı seni bu köşeye<br />
halen gurur ve sevgiden söz etme<br />
tek başınalığın yolcuğunda mutlumusun söyle<br />
bensizlikte diner mi üşümelerin bekle<br />
bir dur bi dinle :<br />
kendini de beni üzdüğün kadar üzme<br />
kırdıklarını da kendi kırgınlığına ekleme<br />
kıyamam bilirsin en içten yürek ve sevgimle<br />
ben seni bırakamadım<br />
yalnız kaldığını düşünme yanındayım….<br />
umarım yaşadıklarımı biraz da olsa anladın<br />
pişman olduğunu göremem korkarım<br />
haketmediğin sevgiyle seni sararrım<br />
rahatsız etmeden burda başucundayım<br />
hiç kimse kalmasada …görmese bilmesede unutsada ruhundayım<br />
bu kadar vefakarlığı biliyorum sen bana yapmazdın<br />
<br />
sonu gelmiyo içimdeki boşlukların..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ne kadar zormuş dimi yalnız kalmak<br />
alabildiğince herşeyden uzaklaşmak<br />
sessizliğinde gömülü olmak<br />
umutsuzluk ve mutsuzlukla anlaşmak<br />
değerlere iyi pay biçememek<br />
kıymet bilmemek mi attı seni bu köşeye<br />
halen gurur ve sevgiden söz etme<br />
tek başınalığın yolcuğunda mutlumusun söyle<br />
bensizlikte diner mi üşümelerin bekle<br />
bir dur bi dinle :<br />
kendini de beni üzdüğün kadar üzme<br />
kırdıklarını da kendi kırgınlığına ekleme<br />
kıyamam bilirsin en içten yürek ve sevgimle<br />
ben seni bırakamadım<br />
yalnız kaldığını düşünme yanındayım….<br />
umarım yaşadıklarımı biraz da olsa anladın<br />
pişman olduğunu göremem korkarım<br />
haketmediğin sevgiyle seni sararrım<br />
rahatsız etmeden burda başucundayım<br />
hiç kimse kalmasada …görmese bilmesede unutsada ruhundayım<br />
bu kadar vefakarlığı biliyorum sen bana yapmazdın<br />
<br />
sonu gelmiyo içimdeki boşlukların..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu Çiçek Senin İçin]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=980</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 23:51:55 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=980</guid>
			<description><![CDATA[Doruktan senin için kopardım bu çiçeği<br />
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği<br />
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği<br />
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.<br />
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını<br />
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında<br />
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı<br />
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa<br />
İşte tıpkı öylece<br />
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece<br />
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.<br />
Yelkenliler bir bir erirken uzakta<br />
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde<br />
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.<br />
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!<br />
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında<br />
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında<br />
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.<br />
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden<br />
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği<br />
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.<br />
Git öyleyse bir kalbin<br />
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl<br />
Başka bir acun olan o göğüste sol artık<br />
Göğün seni sular için yarttığı besbelli<br />
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!<br />
Rüzgar birbirine katıyordu suları;<br />
Yavaş yavaş silinen<br />
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden<br />
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..<br />
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece<br />
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Doruktan senin için kopardım bu çiçeği<br />
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği<br />
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği<br />
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.<br />
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını<br />
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında<br />
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı<br />
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa<br />
İşte tıpkı öylece<br />
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece<br />
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.<br />
Yelkenliler bir bir erirken uzakta<br />
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde<br />
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.<br />
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!<br />
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında<br />
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında<br />
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.<br />
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden<br />
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği<br />
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.<br />
Git öyleyse bir kalbin<br />
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl<br />
Başka bir acun olan o göğüste sol artık<br />
Göğün seni sular için yarttığı besbelli<br />
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!<br />
Rüzgar birbirine katıyordu suları;<br />
Yavaş yavaş silinen<br />
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden<br />
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..<br />
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece<br />
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşk şiirleri]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=979</link>
			<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 23:47:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=979</guid>
			<description><![CDATA[Sizinde eklediklerinizle Aşk şiirleri<hr />
Aşk Denilen Muamma<br />
Bırakma<br />
Korkma tut yakamdan<br />
Bir manga yaşanmışlığın<br />
Önünde<br />
Kurşuna diz beni<br />
<br />
Tek isteğim<br />
Sadece ağlama<br />
Ve<br />
Bağlama gözlerimi<br />
<br />
Hani o her yaşlandığında<br />
Dolduğunda ıslandığın<br />
O gözler ki<br />
Hasretin<br />
İnceden dokunan ayrılık<br />
Senaryosunu örsün<br />
<br />
Bırak<br />
Tetiğe dokunan ellerini<br />
O gözlerde görsün<br />
<br />
Dün olduğu gibi<br />
Bu günde<br />
İçimdeki muammalarda<br />
Yüzen bir sırdın<br />
<br />
Ne gariptir ki<br />
Önce sevdanın kabuğunu<br />
Sen kırdın<br />
<br />
Oysa neler büyüttük içimizde<br />
Aşk diye bir sözdük<br />
İki gözdük<br />
Bir görürdük Dünyayı<br />
<br />
Dün yine alacakaranlıktı sabah<br />
Güneşin doğduğu yerlere<br />
Uzun uzun baktım<br />
<br />
Tenimizden öte<br />
İçimizi yakan güneş gibi<br />
Hatıraları hasretle andım<br />
<br />
Unutmamışım meğer kokunu<br />
Yine o güzel çiçeği<br />
<br />
Seni sandım…<hr />
İçimde Bir Şey Var Demiştim<br />
<br />
<br />
Yine şımardı yağmur<br />
Beşikte sallananlar var mı yok mu hiç bilmez<br />
Uyamaya çalışanlar yıllardır<br />
Uykusuzluğunu gebertip sürümeye hevesli olanlar sokaklarda bir aşağı bir yukarı<br />
Var mı<br />
Hiç bilmez<br />
Bencillik bu işte<br />
<br />
Keyfe keder bir ömürde<br />
Zincirleri zincir yapan halkalardır<br />
Bilmez işte<br />
<br />
“Kes bak bakalım yağmurun çocuklarından bir tane<br />
İçinden ne çıkacak” demedim deme<br />
Zaman bu<br />
“Zamansızlık at koşturur dışarıda bilirim atların kuyruğu vardır tutundum mu uçarım bile”<br />
Demedim deme<br />
Kapa çeneni<br />
Ve bekle<br />
<br />
“Bir koyun çitten atladı İki koyun çitten atladı Üç koyun çitten atladı Dört koyun çitten atladı Beş koyun çitten atladı Altı koyun çitten atladı kaçıştılar nasıl bulayım deme”<br />
Sabahı getir artık!<br />
Ve gitme!<hr />
Doruktan senin için kopardım bu çiçeği<br />
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği<br />
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği<br />
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.<br />
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını<br />
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında<br />
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı<br />
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa<br />
İşte tıpkı öylece<br />
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece<br />
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.<br />
Yelkenliler bir bir erirken uzakta<br />
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde<br />
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.<br />
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!<br />
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında<br />
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında<br />
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.<br />
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden<br />
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği<br />
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.<br />
Git öyleyse bir kalbin<br />
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl<br />
Başka bir acun olan o göğüste sol artık<br />
Göğün seni sular için yarttığı besbelli<br />
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!<br />
Rüzgar birbirine katıyordu suları;<br />
Yavaş yavaş silinen<br />
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden<br />
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..<br />
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece<br />
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sizinde eklediklerinizle Aşk şiirleri<hr />
Aşk Denilen Muamma<br />
Bırakma<br />
Korkma tut yakamdan<br />
Bir manga yaşanmışlığın<br />
Önünde<br />
Kurşuna diz beni<br />
<br />
Tek isteğim<br />
Sadece ağlama<br />
Ve<br />
Bağlama gözlerimi<br />
<br />
Hani o her yaşlandığında<br />
Dolduğunda ıslandığın<br />
O gözler ki<br />
Hasretin<br />
İnceden dokunan ayrılık<br />
Senaryosunu örsün<br />
<br />
Bırak<br />
Tetiğe dokunan ellerini<br />
O gözlerde görsün<br />
<br />
Dün olduğu gibi<br />
Bu günde<br />
İçimdeki muammalarda<br />
Yüzen bir sırdın<br />
<br />
Ne gariptir ki<br />
Önce sevdanın kabuğunu<br />
Sen kırdın<br />
<br />
Oysa neler büyüttük içimizde<br />
Aşk diye bir sözdük<br />
İki gözdük<br />
Bir görürdük Dünyayı<br />
<br />
Dün yine alacakaranlıktı sabah<br />
Güneşin doğduğu yerlere<br />
Uzun uzun baktım<br />
<br />
Tenimizden öte<br />
İçimizi yakan güneş gibi<br />
Hatıraları hasretle andım<br />
<br />
Unutmamışım meğer kokunu<br />
Yine o güzel çiçeği<br />
<br />
Seni sandım…<hr />
İçimde Bir Şey Var Demiştim<br />
<br />
<br />
Yine şımardı yağmur<br />
Beşikte sallananlar var mı yok mu hiç bilmez<br />
Uyamaya çalışanlar yıllardır<br />
Uykusuzluğunu gebertip sürümeye hevesli olanlar sokaklarda bir aşağı bir yukarı<br />
Var mı<br />
Hiç bilmez<br />
Bencillik bu işte<br />
<br />
Keyfe keder bir ömürde<br />
Zincirleri zincir yapan halkalardır<br />
Bilmez işte<br />
<br />
“Kes bak bakalım yağmurun çocuklarından bir tane<br />
İçinden ne çıkacak” demedim deme<br />
Zaman bu<br />
“Zamansızlık at koşturur dışarıda bilirim atların kuyruğu vardır tutundum mu uçarım bile”<br />
Demedim deme<br />
Kapa çeneni<br />
Ve bekle<br />
<br />
“Bir koyun çitten atladı İki koyun çitten atladı Üç koyun çitten atladı Dört koyun çitten atladı Beş koyun çitten atladı Altı koyun çitten atladı kaçıştılar nasıl bulayım deme”<br />
Sabahı getir artık!<br />
Ve gitme!<hr />
Doruktan senin için kopardım bu çiçeği<br />
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği<br />
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği<br />
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.<br />
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını<br />
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında<br />
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı<br />
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa<br />
İşte tıpkı öylece<br />
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece<br />
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.<br />
Yelkenliler bir bir erirken uzakta<br />
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde<br />
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.<br />
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!<br />
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında<br />
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında<br />
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.<br />
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden<br />
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği<br />
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.<br />
Git öyleyse bir kalbin<br />
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl<br />
Başka bir acun olan o göğüste sol artık<br />
Göğün seni sular için yarttığı besbelli<br />
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!<br />
Rüzgar birbirine katıyordu suları;<br />
Yavaş yavaş silinen<br />
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden<br />
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..<br />
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece<br />
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dune 1 / Çöl Gezegeni Dune]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=960</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:08:44 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=960</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/11/11013.jpg" border="0" alt="[Resim: 11013.jpg&#93;" /><br />
<br />
Deniz Vural, Frank Herbert; Çevirmen: Arzu Taşçıoğlu<br />
Sarmal Yayınları;<br />
<br />
Türkçe (Orijinal Dili İngilizce) 776 s.13.5 x 19.5 cm. İstanbul, Temmuz 1997 ISBN: 9756557273,1. Baskı <br />
<br />
'Biz Caladan'lıyız; orası insan türü için cennet gibi bir dünyaydı. Caladan'da fiziksel ya da zihinsel bir cennet inşa etmeye hiç gerek yoktu; dört bir yanımızda gerçekliği görebiliyorduk. Ve ödediğimiz bedel insanların yaşamlarında bir cennete sahip olmak için her zaman ödedikleri bedeldi; yumuşadık ve üstünlüğümüzü kaybettik.' <br />
(Arka Kapak)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/11/11013.jpg" border="0" alt="[Resim: 11013.jpg]" /><br />
<br />
Deniz Vural, Frank Herbert; Çevirmen: Arzu Taşçıoğlu<br />
Sarmal Yayınları;<br />
<br />
Türkçe (Orijinal Dili İngilizce) 776 s.13.5 x 19.5 cm. İstanbul, Temmuz 1997 ISBN: 9756557273,1. Baskı <br />
<br />
'Biz Caladan'lıyız; orası insan türü için cennet gibi bir dünyaydı. Caladan'da fiziksel ya da zihinsel bir cennet inşa etmeye hiç gerek yoktu; dört bir yanımızda gerçekliği görebiliyorduk. Ve ödediğimiz bedel insanların yaşamlarında bir cennete sahip olmak için her zaman ödedikleri bedeldi; yumuşadık ve üstünlüğümüzü kaybettik.' <br />
(Arka Kapak)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Duman]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=959</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:07:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=959</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/72/72395_k_5742.jpg" border="0" alt="[Resim: 72395_k_5742.jpg&#93;" /><br />
<br />
İvan Sergeyeviç Turgenyev; Çevirmen: Savaş Kurt<br />
Armoni Yayıncılık;<br />
<br />
2004, 1. Baskı, 13,5x21, 195 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9758523325<br />
<br />
İlkyazılarından itibaren insani duyguları dile getirmeye başlamış olan Tungenyev, bunlarla dikkati çekmişti.Berlin'de okurken ve Batı dünyasını, özgürlük, eşitlik düşüncesini daha yakından tanımıştı.Batı ise, çarlık Rusya'sı için tehlikeli düşüncelerin gelebileceği bir kapıydı.Onun için, Tungenyev yurduna döndükten sonra, çarın casusları, bütün aydın gençlere olduğu gibi, ona da kuşkuyla bakmaya başladılar.Tungenyev ancak kısa bir süre hükümet kadrosunda görevli olarak çalışabildi. 'Bir Avcının Notları' adı altında topladığı hikayeleri, gözlemleri Rus köylüsünün hayatını, kölelerin acılarını bütün keskinliğiyle gözler önüne sermekteydi. <br />
<br />
Duman, Tungenyev'in gerek konu bakımından, gerekse işleniş bakımından en üstün değerde romanlarından biridir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/72/72395_k_5742.jpg" border="0" alt="[Resim: 72395_k_5742.jpg]" /><br />
<br />
İvan Sergeyeviç Turgenyev; Çevirmen: Savaş Kurt<br />
Armoni Yayıncılık;<br />
<br />
2004, 1. Baskı, 13,5x21, 195 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9758523325<br />
<br />
İlkyazılarından itibaren insani duyguları dile getirmeye başlamış olan Tungenyev, bunlarla dikkati çekmişti.Berlin'de okurken ve Batı dünyasını, özgürlük, eşitlik düşüncesini daha yakından tanımıştı.Batı ise, çarlık Rusya'sı için tehlikeli düşüncelerin gelebileceği bir kapıydı.Onun için, Tungenyev yurduna döndükten sonra, çarın casusları, bütün aydın gençlere olduğu gibi, ona da kuşkuyla bakmaya başladılar.Tungenyev ancak kısa bir süre hükümet kadrosunda görevli olarak çalışabildi. 'Bir Avcının Notları' adı altında topladığı hikayeleri, gözlemleri Rus köylüsünün hayatını, kölelerin acılarını bütün keskinliğiyle gözler önüne sermekteydi. <br />
<br />
Duman, Tungenyev'in gerek konu bakımından, gerekse işleniş bakımından en üstün değerde romanlarından biridir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Duman Olan Adam]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=958</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:07:34 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=958</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/37/37728_k_1847.jpeg" border="0" alt="[Resim: 37728_k_1847.jpeg&#93;" /><br />
<br />
Maj Sjöwall, Per Wahlöö; Çevirmen: Aydın Arıt<br />
İnkılap Kitabevi;<br />
<br />
Aralık 2004, 1.baskı, 13.5x19.5, 272 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751022347<br />
<br />
Gazetenin en yetenekli, en çalışkan muhabiri ortadan kaybolmuştu. Öldürülmüş olmasından korkuluyordu. Martin Beck araştırmaya başladı. Bir süre sonra inanılmayacak bazı olaylar ortaya çıktı. <br />
'İsveç polisiyelerine bayılırım. Bu zevki bana Aydın Arıt'ın güzel Türkçe'siyle çevrilen ve hiç ara vermeden altı cildini arka arkaya okuduğum Martin Beck dizisi kazandırmıştır. Maj Sjöwall ile Per Wahlöö'nün birlikte yazdıkları bu dizinin Sjöwall'ın ölümüyle yarım kaldığını öğrendiğimde hüzünlenmiştim. Taşınmalarımın birinde elden çıkarmışım o kitapları. Bazen özlüyorum.' <br />
Murathan MUNGAN / Milliyet Kültür-Sanat <br />
<br />
Yayımlandığı her ülkede, kitap eleştirmenleri tarafından beğenilen ve dünyanın en iyi polisiyeleri arasında gösterilen Martin Beck dizisinin bütün serüvenlerinde ince zeka oyunları, inanılmaz olaylar ve inandırıcı sonuçlar buluyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/37/37728_k_1847.jpeg" border="0" alt="[Resim: 37728_k_1847.jpeg]" /><br />
<br />
Maj Sjöwall, Per Wahlöö; Çevirmen: Aydın Arıt<br />
İnkılap Kitabevi;<br />
<br />
Aralık 2004, 1.baskı, 13.5x19.5, 272 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751022347<br />
<br />
Gazetenin en yetenekli, en çalışkan muhabiri ortadan kaybolmuştu. Öldürülmüş olmasından korkuluyordu. Martin Beck araştırmaya başladı. Bir süre sonra inanılmayacak bazı olaylar ortaya çıktı. <br />
'İsveç polisiyelerine bayılırım. Bu zevki bana Aydın Arıt'ın güzel Türkçe'siyle çevrilen ve hiç ara vermeden altı cildini arka arkaya okuduğum Martin Beck dizisi kazandırmıştır. Maj Sjöwall ile Per Wahlöö'nün birlikte yazdıkları bu dizinin Sjöwall'ın ölümüyle yarım kaldığını öğrendiğimde hüzünlenmiştim. Taşınmalarımın birinde elden çıkarmışım o kitapları. Bazen özlüyorum.' <br />
Murathan MUNGAN / Milliyet Kültür-Sanat <br />
<br />
Yayımlandığı her ülkede, kitap eleştirmenleri tarafından beğenilen ve dünyanın en iyi polisiyeleri arasında gösterilen Martin Beck dizisinin bütün serüvenlerinde ince zeka oyunları, inanılmaz olaylar ve inandırıcı sonuçlar buluyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dumanı Tüten Çay Gibi]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=957</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:07:09 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=957</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/11/11522.jpg" border="0" alt="[Resim: 11522.jpg&#93;" /><br />
<br />
Muzaffer Buyrukçu<br />
Sel Yayıncılık;<br />
<br />
Türkçe; ISBN: 975-570-083-8; 13.5 x 13.5 cm; 300 s.; İstanbul Eylül 1999 <br />
<br />
Kendine özgü bir öykü, benzersiz bir günlük türü yaratan, ilginç düşleriyle, roman çalışmalarıyla sürekli bir biçimde yenilik peşinde koşan, yenilik üreten kaynaklardan hiç uzaklaşmayan Muzaffer Buyrukçu, bireysel ve toplumsal olguların çok devinimli gelgitinde varolmak, kendinden, yaşamından bir şeyler bırakmak, insanlığın görkemli serüvenine katkıda bulunmak için savaşan kişilerin çeşitli ilişkilerini irdelemeyi, ruhsal ve bedensel depremleri, cinsellikle ilgili sorunları kurcalamayı sanatının gereklerinden sayan bir yazardır. <br />
<br />
Öyküleri coşkun imgelerle, masalımsı çağrışımlarla, şaşırtıcı saptamalarla; bir ucuyla gerçeklerin derinliklerinde, bir ucuyla da yapısının oynak dokulu özünde eşinen düşlerle, inandırıcı gözlemlerle olaylardan olaylara sıçrayan ilginç karakterlerle örülmüştür. <br />
<br />
Muzaffer Buyrukçu bu kitabında, bireyin ortamlar, koşullar, beklenilmeyen önemli önemsiz, olumlu olumsuz rastlantılar yüzünden oradan oraya savrulmasını, durumlardan, olaylardan yükselen sorunlara gösterdiği tepkileri; kadınla erkeği birbirine bağlayan ilişkileri, bu ilişkilerin beslediği kaynakları sergiler. <br />
<br />
Bulanık Resimler ile 1962 Türk Dil Kurumu ödülünü, Kavga ile Sait Faik ödülünü ve Yüzün Yarısı Gece ile Haldun Taner ve Yunus Nadi ödüllerini kazanan Buyrukçu'nun Dumanı Tüten Çay Gibi kitabını da ötekiler gibi beğeneceğinizi umarız. <br />
(Arka Kapak)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/11/11522.jpg" border="0" alt="[Resim: 11522.jpg]" /><br />
<br />
Muzaffer Buyrukçu<br />
Sel Yayıncılık;<br />
<br />
Türkçe; ISBN: 975-570-083-8; 13.5 x 13.5 cm; 300 s.; İstanbul Eylül 1999 <br />
<br />
Kendine özgü bir öykü, benzersiz bir günlük türü yaratan, ilginç düşleriyle, roman çalışmalarıyla sürekli bir biçimde yenilik peşinde koşan, yenilik üreten kaynaklardan hiç uzaklaşmayan Muzaffer Buyrukçu, bireysel ve toplumsal olguların çok devinimli gelgitinde varolmak, kendinden, yaşamından bir şeyler bırakmak, insanlığın görkemli serüvenine katkıda bulunmak için savaşan kişilerin çeşitli ilişkilerini irdelemeyi, ruhsal ve bedensel depremleri, cinsellikle ilgili sorunları kurcalamayı sanatının gereklerinden sayan bir yazardır. <br />
<br />
Öyküleri coşkun imgelerle, masalımsı çağrışımlarla, şaşırtıcı saptamalarla; bir ucuyla gerçeklerin derinliklerinde, bir ucuyla da yapısının oynak dokulu özünde eşinen düşlerle, inandırıcı gözlemlerle olaylardan olaylara sıçrayan ilginç karakterlerle örülmüştür. <br />
<br />
Muzaffer Buyrukçu bu kitabında, bireyin ortamlar, koşullar, beklenilmeyen önemli önemsiz, olumlu olumsuz rastlantılar yüzünden oradan oraya savrulmasını, durumlardan, olaylardan yükselen sorunlara gösterdiği tepkileri; kadınla erkeği birbirine bağlayan ilişkileri, bu ilişkilerin beslediği kaynakları sergiler. <br />
<br />
Bulanık Resimler ile 1962 Türk Dil Kurumu ödülünü, Kavga ile Sait Faik ödülünü ve Yüzün Yarısı Gece ile Haldun Taner ve Yunus Nadi ödüllerini kazanan Buyrukçu'nun Dumanı Tüten Çay Gibi kitabını da ötekiler gibi beğeneceğinizi umarız. <br />
(Arka Kapak)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Alacakaranlik Serisi E-Book Okumayan Kalmasın]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=956</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 14:06:28 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=956</guid>
			<description><![CDATA[Bütün kitaplar bulunmaktadır iyi okumalar <br />
<br />
<a href="http://uploading.com/files/25fe5c22/Alacakaranl%25C4%25B1kserisi.rar/" target="_blank">http://uploading.com/files/25fe5c22/Alac...erisi.rar/</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bütün kitaplar bulunmaktadır iyi okumalar <br />
<br />
<a href="http://uploading.com/files/25fe5c22/Alacakaranl%25C4%25B1kserisi.rar/" target="_blank">http://uploading.com/files/25fe5c22/Alac...erisi.rar/</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CSI Miami Tarikat Avcıları]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=955</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:38:13 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=955</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/92/92671_k_4475.jpg" border="0" alt="[Resim: 92671_k_4475.jpg&#93;" /><br />
<br />
2008, 1.baskı, 11x16, 336 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751027283<br />
<br />
<br />
Teğmen Horatio Caine, farklı kültürlerin buluştuğu Miami’nin tropik doğasında işlenen suçları araştıran bir grup adli tıp bilimadamına liderlik etmektedir. Bu kez kurban, organik yiyecekler sunan bir lokantanın paslanmaz çelik tuvaletinde, kıyafeti parçalanmış halde bulunan Philip Mulrooney’dir. Yüzünde yanık izleri vardır, cep telefonunun parçaları etrafa dağılmış ve ayakkabıları ayağından fırlamıştır. İnanılmaz görünse de, elde edilen ilk kanıtlar adamın yıldırım çarpması yüzünden öldüğünü göstermektedir. Dünyevi Bahçe’nin çalışanları, Mulrooney’nin, içsel güzelliğin, fiziksel ve ruhsal iyileşmeyle sağlanacağına dayanan spiritüel felsefeye karşı çıktığı için, Tanrı tarafından cezalandırıldığına inanmışlardır. Teğmen Horatio Caine’in inandığı tek felsefe ise; adaletti ve adaleti sağlamak için elinden geleni yapacaktı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/92/92671_k_4475.jpg" border="0" alt="[Resim: 92671_k_4475.jpg]" /><br />
<br />
2008, 1.baskı, 11x16, 336 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751027283<br />
<br />
<br />
Teğmen Horatio Caine, farklı kültürlerin buluştuğu Miami’nin tropik doğasında işlenen suçları araştıran bir grup adli tıp bilimadamına liderlik etmektedir. Bu kez kurban, organik yiyecekler sunan bir lokantanın paslanmaz çelik tuvaletinde, kıyafeti parçalanmış halde bulunan Philip Mulrooney’dir. Yüzünde yanık izleri vardır, cep telefonunun parçaları etrafa dağılmış ve ayakkabıları ayağından fırlamıştır. İnanılmaz görünse de, elde edilen ilk kanıtlar adamın yıldırım çarpması yüzünden öldüğünü göstermektedir. Dünyevi Bahçe’nin çalışanları, Mulrooney’nin, içsel güzelliğin, fiziksel ve ruhsal iyileşmeyle sağlanacağına dayanan spiritüel felsefeye karşı çıktığı için, Tanrı tarafından cezalandırıldığına inanmışlardır. Teğmen Horatio Caine’in inandığı tek felsefe ise; adaletti ve adaleti sağlamak için elinden geleni yapacaktı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CSI: Kanıt Peşinde / Soğuk Yanık]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=954</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:37:35 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=954</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/43/43567_k_6700.jpg" border="0" alt="[Resim: 43567_k_6700.jpg&#93;" /><br />
<br />
<br />
2005, 1.baskı, 11x16,5, 326 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751023807<br />
<br />
Uzak. Sakin. Pitoresk... Mumford Dağı Oteli'nin broşürlerinde yazan tanımı budur. Ama o yıl otel, adli bilim araştırmaları için prestijli bir konferansa ev sahipliği yapar ve organizatörler CSl'ın başındaki Gil Grissom'a reddedemeyeceği bir teklif sunarlar. Grissom, sorumluluğu yetenekli Catherine Willows'a bırakarak kendisine katılan araştırmacı Sara Sidle ile doğuya yönelir. Ama o ve Sara kendilerini kısa sürede tanıdık olayların içinde bulurlar; Las Vegas'ta kalan Catherine, Warrick Brown ve Nick Stokes da kentte çıkan sorunları çözmeye çalışmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/43/43567_k_6700.jpg" border="0" alt="[Resim: 43567_k_6700.jpg]" /><br />
<br />
<br />
2005, 1.baskı, 11x16,5, 326 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751023807<br />
<br />
Uzak. Sakin. Pitoresk... Mumford Dağı Oteli'nin broşürlerinde yazan tanımı budur. Ama o yıl otel, adli bilim araştırmaları için prestijli bir konferansa ev sahipliği yapar ve organizatörler CSl'ın başındaki Gil Grissom'a reddedemeyeceği bir teklif sunarlar. Grissom, sorumluluğu yetenekli Catherine Willows'a bırakarak kendisine katılan araştırmacı Sara Sidle ile doğuya yönelir. Ama o ve Sara kendilerini kısa sürede tanıdık olayların içinde bulurlar; Las Vegas'ta kalan Catherine, Warrick Brown ve Nick Stokes da kentte çıkan sorunları çözmeye çalışmaktadır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CSI: Çifte Cinayet]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=953</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:36:45 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=953</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/42/42251_k_2744.jpg" border="0" alt="[Resim: 42251_k_2744.jpg&#93;" /><br />
<br />
Temmuz 2005, 1. Baskı, 14x20, 350 sayfa, Türkçe, K.Kapak. ISBN No: 975102241X<br />
<br />
Las Vegas'ın geri planda kalmış polis kahramanlarıyla tanışın: Adli Tıp Polisleri. Uzun yıllardır bu işte emek harcamış olan Gil Grissom liderliğindeki ekip, Kriminoloji Bürosu'nun gece vardiyasında çalışmaktadır. Ekipteki Catherine Willows, Warrick Brown, Nick Stokes ve Sara Sidle polis kordonunun arkasında kalmış ipuçlarını, geleneksel ve modern yöntemleri kullanarak birleştirmek ve bu yolla bilinmeyeni ortaya çıkarmak zorundadırlar. Nick ile Catherine on beş sene önce işlenen bir cinayeti soruştururken, Grissom ve ekibin geri kalan elemanları soğukkanlı katilin kimliğini ortaya çıkarmaya uğraşırlar. Katille ilgili ellerindeki tek ipucu ise cinayetin işleniş biçimidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/42/42251_k_2744.jpg" border="0" alt="[Resim: 42251_k_2744.jpg]" /><br />
<br />
Temmuz 2005, 1. Baskı, 14x20, 350 sayfa, Türkçe, K.Kapak. ISBN No: 975102241X<br />
<br />
Las Vegas'ın geri planda kalmış polis kahramanlarıyla tanışın: Adli Tıp Polisleri. Uzun yıllardır bu işte emek harcamış olan Gil Grissom liderliğindeki ekip, Kriminoloji Bürosu'nun gece vardiyasında çalışmaktadır. Ekipteki Catherine Willows, Warrick Brown, Nick Stokes ve Sara Sidle polis kordonunun arkasında kalmış ipuçlarını, geleneksel ve modern yöntemleri kullanarak birleştirmek ve bu yolla bilinmeyeni ortaya çıkarmak zorundadırlar. Nick ile Catherine on beş sene önce işlenen bir cinayeti soruştururken, Grissom ve ekibin geri kalan elemanları soğukkanlı katilin kimliğini ortaya çıkarmaya uğraşırlar. Katille ilgili ellerindeki tek ipucu ise cinayetin işleniş biçimidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[CSI 'Günah Şehri - Kanıt Peşinde]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=952</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:36:01 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=952</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/52/52697_k_5063.jpg" border="0" alt="[Resim: 52697_k_5063.jpg&#93;" /><br />
<br />
Eylül 2006, 1. Baskı, 349 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751024900<br />
<br />
Las Vegas’ın pırıltılı dünyasının arka sokaklarında, suç ve günah iç içe girmiştir. İyi bir Hıristiyan, sadık bir eş ve sorumluluk sahibi bir anne olarak bilinen Lynn Pierce, eşinin onu küçük parçalara ayırarak öldüreceğini söylediği bir kaseti arkasında bırakıp kayıplara karışmıştır… Profesyonel bir striptizci olan Jenna Patrick ise, seks ticaretinden kurtulup evlenmeyi ve düzgün bir hayat sürdürmeyi hayal eder, ancak çok geçmeden, çalıştığı kulübün arka odasında ölü olarak bulunur… Olay Yeri İnceleme Ekibi’nden Gil Grissom, Catherine Willows, Warick Brown, Nick Stokes ve Sara Sidle, ipuçlarını bir araya getirerek cinayetlerin arkasındaki esrar perdesini çözerken, Günah Şehri’nde, kapalı kapıların ardında yaşanan sapkın ve suç dolu yaşamı da gözler önüne seriyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/52/52697_k_5063.jpg" border="0" alt="[Resim: 52697_k_5063.jpg]" /><br />
<br />
Eylül 2006, 1. Baskı, 349 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9751024900<br />
<br />
Las Vegas’ın pırıltılı dünyasının arka sokaklarında, suç ve günah iç içe girmiştir. İyi bir Hıristiyan, sadık bir eş ve sorumluluk sahibi bir anne olarak bilinen Lynn Pierce, eşinin onu küçük parçalara ayırarak öldüreceğini söylediği bir kaseti arkasında bırakıp kayıplara karışmıştır… Profesyonel bir striptizci olan Jenna Patrick ise, seks ticaretinden kurtulup evlenmeyi ve düzgün bir hayat sürdürmeyi hayal eder, ancak çok geçmeden, çalıştığı kulübün arka odasında ölü olarak bulunur… Olay Yeri İnceleme Ekibi’nden Gil Grissom, Catherine Willows, Warick Brown, Nick Stokes ve Sara Sidle, ipuçlarını bir araya getirerek cinayetlerin arkasındaki esrar perdesini çözerken, Günah Şehri’nde, kapalı kapıların ardında yaşanan sapkın ve suç dolu yaşamı da gözler önüne seriyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geçme Toleransları]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=951</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:15:45 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=951</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/91/91748_k_6463.JPG" border="0" alt="[Resim: 91748_k_6463.JPG&#93;" /><br />
<br />
2008, 15x21, 146 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9752711914<br />
<br />
Kitabın yazarı Cahit Töre 1988 yılında ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümünden mezundur. Tasarım düşüncesinin toplumsal yaşamın bir parçası olduğu, toplumdaki her bireyin farkında olmadan yaptıkları işlerde tasarım düşüncesini kullandıkları gerçeğinden hareketle yazdığı makaleler çeşitli zamanlarda Cumhuriyet gazetesi Bilim-Teknik dergisinde ve MMO Mühendis ve Makina dergisi ile Makinatek dergisi gibi sektörel dergilerde de yayınlanmıştır. Yazarın ‘Geçme Toleransları’ kitabından başka ‘Geometrik Toleranslar’ ve ‘Mekanik Tasarımda Çelik ve Özellikleri’ isimli kitapları bulunmaktadır. Geometrik Toleranslandırma ile ilgili kurumsal eğitimler de hazırlamış ve sunmuştur. <br />
Cahit Töre, geçme toleransları ile ilgili bu kitabı yazmaktaki amacını kitabın önsözünde şöyle anlatmakta: <br />
“Bu kitabı yazmamdaki en önemli neden piyasada bu konudaki yazılı kaynak eksikliğidir. Tasarımda kullanılan toleranslar için neden niçin sorularını yorumlamam neticesinde oluşan bir çok düşünce kitabın yazılmasına öncülük etmiştir. <br />
Geçme toleranslarıyla ilgili karşılaştığım en ilginç sorunlardan birisi, kalite kontrol yetkilisi tarafından sorulan teknik resimde verilen ‘H9’ toleransının sayısal değerini nereden bulacağını sormasıydı. Amerikan sisteminde geçme toleransları sayısal olarak belirtilmesi yanında sadece Amerikan sistemiyle çalışan bir kişi için bu sorunun sorulması kadar normal bir şey olamazdı. Hakikaten elinizde tolerans tablosu olmadığı durumda, H9 toleransının alt ve üst sınırlarını bilmek mümkün değildir. Bu nedenle kitap içinde bu değerlerin bulunabileceği formüller ve örnek tablolar eklenmiştir.” <br />
Bu kitap, geçme toleranslarını bilmeyenler için başlangıç, hali hazırda kullanılan değerleri karşılaştırmak için referans kabul edilmelidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/91/91748_k_6463.JPG" border="0" alt="[Resim: 91748_k_6463.JPG]" /><br />
<br />
2008, 15x21, 146 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9752711914<br />
<br />
Kitabın yazarı Cahit Töre 1988 yılında ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümünden mezundur. Tasarım düşüncesinin toplumsal yaşamın bir parçası olduğu, toplumdaki her bireyin farkında olmadan yaptıkları işlerde tasarım düşüncesini kullandıkları gerçeğinden hareketle yazdığı makaleler çeşitli zamanlarda Cumhuriyet gazetesi Bilim-Teknik dergisinde ve MMO Mühendis ve Makina dergisi ile Makinatek dergisi gibi sektörel dergilerde de yayınlanmıştır. Yazarın ‘Geçme Toleransları’ kitabından başka ‘Geometrik Toleranslar’ ve ‘Mekanik Tasarımda Çelik ve Özellikleri’ isimli kitapları bulunmaktadır. Geometrik Toleranslandırma ile ilgili kurumsal eğitimler de hazırlamış ve sunmuştur. <br />
Cahit Töre, geçme toleransları ile ilgili bu kitabı yazmaktaki amacını kitabın önsözünde şöyle anlatmakta: <br />
“Bu kitabı yazmamdaki en önemli neden piyasada bu konudaki yazılı kaynak eksikliğidir. Tasarımda kullanılan toleranslar için neden niçin sorularını yorumlamam neticesinde oluşan bir çok düşünce kitabın yazılmasına öncülük etmiştir. <br />
Geçme toleranslarıyla ilgili karşılaştığım en ilginç sorunlardan birisi, kalite kontrol yetkilisi tarafından sorulan teknik resimde verilen ‘H9’ toleransının sayısal değerini nereden bulacağını sormasıydı. Amerikan sisteminde geçme toleransları sayısal olarak belirtilmesi yanında sadece Amerikan sistemiyle çalışan bir kişi için bu sorunun sorulması kadar normal bir şey olamazdı. Hakikaten elinizde tolerans tablosu olmadığı durumda, H9 toleransının alt ve üst sınırlarını bilmek mümkün değildir. Bu nedenle kitap içinde bu değerlerin bulunabileceği formüller ve örnek tablolar eklenmiştir.” <br />
Bu kitap, geçme toleranslarını bilmeyenler için başlangıç, hali hazırda kullanılan değerleri karşılaştırmak için referans kabul edilmelidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geçen Zaman Geçmiş Zaman]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=950</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:15:14 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=950</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://www.kitapstore.com/i/k/44/44619_k_7817.jpg" target="_blank">http://www.kitapstore.com/i/k/44/44619_k_7817.jpg</a><br />
<br />
2005, 1. Baskı, 13,5X19,5, 2005 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9758950673<br />
<br />
Reha Çamuroğlu, çeşitli gazetelerdeki yazılarından seçtiklerini bir araya getirdiği bu kitapta, dünyanın ve ülkemizin gündeminde yer edinen olaylar, kavramlar ve temalar hakkındaki görüşlerini tarih-siyaset-kültür ekseninde ifade ediyor. Kitle iletişim araçlarından akan haberlerin hızına yenilmiş, gözden kaçan birçok ayrıntıyı, hem geçmiş zamanın derinliklerinden çekip çıkarttığı bilgilerle güncelleştiriyor, hem de güncel tartışmaların çoğunlukla sığlaşan kapsamını asıl sınırlarına kavuşturuyor. Romanları ve Alevilik araştırmalarıyla tanınan Reha Çamuroğlu'nun bu yazılarında, kimi zaman aktif bir siyasetçinin atak vizyonunu, kimi zaman bir bilim insanının yalın ağırbaşlılığını, kimi zaman da bir sohbet insanının tadına doyulmaz hikayelerini bulacak; bir bütün olarak baktığınızda ise, seçilen yazıların toplamından daha geniş ve derin bir anlatıyla karşılaşacaksınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://www.kitapstore.com/i/k/44/44619_k_7817.jpg" target="_blank">http://www.kitapstore.com/i/k/44/44619_k_7817.jpg</a><br />
<br />
2005, 1. Baskı, 13,5X19,5, 2005 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9758950673<br />
<br />
Reha Çamuroğlu, çeşitli gazetelerdeki yazılarından seçtiklerini bir araya getirdiği bu kitapta, dünyanın ve ülkemizin gündeminde yer edinen olaylar, kavramlar ve temalar hakkındaki görüşlerini tarih-siyaset-kültür ekseninde ifade ediyor. Kitle iletişim araçlarından akan haberlerin hızına yenilmiş, gözden kaçan birçok ayrıntıyı, hem geçmiş zamanın derinliklerinden çekip çıkarttığı bilgilerle güncelleştiriyor, hem de güncel tartışmaların çoğunlukla sığlaşan kapsamını asıl sınırlarına kavuşturuyor. Romanları ve Alevilik araştırmalarıyla tanınan Reha Çamuroğlu'nun bu yazılarında, kimi zaman aktif bir siyasetçinin atak vizyonunu, kimi zaman bir bilim insanının yalın ağırbaşlılığını, kimi zaman da bir sohbet insanının tadına doyulmaz hikayelerini bulacak; bir bütün olarak baktığınızda ise, seçilen yazıların toplamından daha geniş ve derin bir anlatıyla karşılaşacaksınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geçen Zaman Nefes Almak]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=949</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:14:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=949</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/49/49473_k_6635.jpg" border="0" alt="[Resim: 49473_k_6635.jpg&#93;" /><br />
<br />
1991, 13x20, 160 sayfa, Türkçe, K.Kapak. ISBN No: 9754340587<br />
<br />
Yedi Meşale grubunun ölünceye kadar şiire sadık kalmış büyük sanatçısı Ziya osman Saba, yaşamının son yıllarında bütün şiirlerini iki kitapta topladı. Geçen Zaman ve Nefes Almak adlarını verdiği bu iki kitabı, bugün tek bir ciltte sunuyoruz okurlarımıza. Kuşağının aşırı duyarlılığı ve klasik biçim kurallarına sadıklığı ile tanınmış bu gerçekten soylu şair, bugün de sanat değerinden hiçbir şey yitirmemiştir. Onun, insan serüveninin en derin, en acı gerçeklerini dile getiren şiirlerini sizler de hayranlıkla okuyacak ve seveceksiniz. <br />
Hep beyazı söyledi Ziya Osman Saba... <br />
Hiç terlemedi şiirinde. <br />
Daha doğrusu yalnız alnı terledi. <br />
O da utangaçlığından belki. <br />
Alnını silmek için beyaz bir mendil taşıdı elinde. <br />
Şiiri küçük dayının şiiridir. <br />
Günün birinde trafik kazasına <br />
kurban gidecek bir dayının. <br />
Vazgeçişten serinlik çıkardı. <br />
Yetinmeyi bir mutluluğa dönüştürmek istedi. <br />
Sofanın şairidir. <br />
Sonra da öldü. <br />
Şimdi cesedi bozulmamış duruyor. <br />
Alnında o mendil.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/49/49473_k_6635.jpg" border="0" alt="[Resim: 49473_k_6635.jpg]" /><br />
<br />
1991, 13x20, 160 sayfa, Türkçe, K.Kapak. ISBN No: 9754340587<br />
<br />
Yedi Meşale grubunun ölünceye kadar şiire sadık kalmış büyük sanatçısı Ziya osman Saba, yaşamının son yıllarında bütün şiirlerini iki kitapta topladı. Geçen Zaman ve Nefes Almak adlarını verdiği bu iki kitabı, bugün tek bir ciltte sunuyoruz okurlarımıza. Kuşağının aşırı duyarlılığı ve klasik biçim kurallarına sadıklığı ile tanınmış bu gerçekten soylu şair, bugün de sanat değerinden hiçbir şey yitirmemiştir. Onun, insan serüveninin en derin, en acı gerçeklerini dile getiren şiirlerini sizler de hayranlıkla okuyacak ve seveceksiniz. <br />
Hep beyazı söyledi Ziya Osman Saba... <br />
Hiç terlemedi şiirinde. <br />
Daha doğrusu yalnız alnı terledi. <br />
O da utangaçlığından belki. <br />
Alnını silmek için beyaz bir mendil taşıdı elinde. <br />
Şiiri küçük dayının şiiridir. <br />
Günün birinde trafik kazasına <br />
kurban gidecek bir dayının. <br />
Vazgeçişten serinlik çıkardı. <br />
Yetinmeyi bir mutluluğa dönüştürmek istedi. <br />
Sofanın şairidir. <br />
Sonra da öldü. <br />
Şimdi cesedi bozulmamış duruyor. <br />
Alnında o mendil.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geçerken Denemeler, Değiniler (Ciltli)]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=948</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:14:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=948</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/91/91794_k_2814.JPG" border="0" alt="[Resim: 91794_k_2814.JPG&#93;" /><br />
<br />
2008, 13.5x19,5, 200 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9944883030<br />
<br />
Romanları, hikâyeleri, oyunları ve günlükleriyle okurunun gönlünde sağlam bir yer edinen Adalet Ağaoğlu’nun aynı zamanda usta bir denemeci olduğunu bilen biliyor zaten. Bu denemeleri, sadece deneme olarak görmek de doğru değil ayrıca. Denemenin can simidi olan değini kavramını Türk edebiyatına armağan eden de Ağaoğlu’ndan başkası değildir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/91/91794_k_2814.JPG" border="0" alt="[Resim: 91794_k_2814.JPG]" /><br />
<br />
2008, 13.5x19,5, 200 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9944883030<br />
<br />
Romanları, hikâyeleri, oyunları ve günlükleriyle okurunun gönlünde sağlam bir yer edinen Adalet Ağaoğlu’nun aynı zamanda usta bir denemeci olduğunu bilen biliyor zaten. Bu denemeleri, sadece deneme olarak görmek de doğru değil ayrıca. Denemenin can simidi olan değini kavramını Türk edebiyatına armağan eden de Ağaoğlu’ndan başkası değildir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Geçiş Ayinleri]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=947</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:13:53 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=947</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/52/52515_k_7666.JPG" border="0" alt="[Resim: 52515_k_7666.JPG&#93;" /><br />
<br />
2003, 1. Baskı, 13,5X19,5, 251 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9755701974<br />
<br />
Romanlarında insanlık gerçeğini en karanlık yönleriyle gözler önüne sermeyi amaçlayan Nobel ödüllü İngiliz yazar William Golding,19. yüzyılın ilk yarısında İngiltere'den Avusturalya'ya bir deniz yolculuğuna çağırıyor bizi. Üniversiteden yeni mezun olan Edmund Talbot, soylu vaftiz babasının torpiliyle Avusturalya'da önemli bir göreve atanmıştır. Gemiye binmeden önce vaftiz babası ona bir defter verip yolculukta başından geçenleri yazmasını ister. Farklı kesimlerden insanları barındıran bu yelkenlide insa düşmanı kaptan Anderson, ufak tefek vaiz Colley, özgürlükçü Prettiman, olan biteni sessizce izleyen uşak Wheeler, İngiliz toplumsal yapısını alabildiğine eleştirel bir bakış işleyen Golding'in yazınsal dehası ve kıvrak zekasının gösterdiği rotada bir felakete doğru ilerlerler...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.kitapstore.com/i/k/52/52515_k_7666.JPG" border="0" alt="[Resim: 52515_k_7666.JPG]" /><br />
<br />
2003, 1. Baskı, 13,5X19,5, 251 sayfa, Türkçe, K. Kapak. ISBN No: 9755701974<br />
<br />
Romanlarında insanlık gerçeğini en karanlık yönleriyle gözler önüne sermeyi amaçlayan Nobel ödüllü İngiliz yazar William Golding,19. yüzyılın ilk yarısında İngiltere'den Avusturalya'ya bir deniz yolculuğuna çağırıyor bizi. Üniversiteden yeni mezun olan Edmund Talbot, soylu vaftiz babasının torpiliyle Avusturalya'da önemli bir göreve atanmıştır. Gemiye binmeden önce vaftiz babası ona bir defter verip yolculukta başından geçenleri yazmasını ister. Farklı kesimlerden insanları barındıran bu yelkenlide insa düşmanı kaptan Anderson, ufak tefek vaiz Colley, özgürlükçü Prettiman, olan biteni sessizce izleyen uşak Wheeler, İngiliz toplumsal yapısını alabildiğine eleştirel bir bakış işleyen Golding'in yazınsal dehası ve kıvrak zekasının gösterdiği rotada bir felakete doğru ilerlerler...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Franz Kafka-Dönüşüm]]></title>
			<link>http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=946</link>
			<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 13:13:26 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://sislimeslek.com/forum/showthread.php?tid=946</guid>
			<description><![CDATA[KİTABIN ADI : DÖNÜŞÜM<br />
KİTABIN YAZARI :FRANZ KAFKA<br />
YAYIN EVİ VE ADRESİ :CAN YAYIN EVİ, GALATASARAY, İSTANBUL<br />
BASIM YILI :1996<br />
<br />
KİTABIN KONUSU<br />
<br />
Dönüşüm adlı anlatı, yazarın anlatım sanatının gerçek anlamda doruklarına ulaştığı bir yapıttır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilşkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen anlatı, aynı zamanda genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş olan akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Gregor Samsa’nın başkalaşması, bir böceğe dönüşmesi, salt bir çarkın kaskatı dişlisi, eleştirmeyen, ama yalnızca boyun eğen bir toplum teki olmaktan çıkma anlamı taşır; böylece böcekleşen’in yazgısı, elbet toplumca dışlanmaktır.<br />
<br />
KİTABIN ÖZETİ<br />
<br />
<br />
Gregor Samsa, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk başta gördüklerinin gerçek olduğunu inanmak istemez ancak yatağından kalkmak isteyince buna inanmak zorunda kalır. O artık dev bir böcektir. Her sabah işe gitmek için bindiği tren saat altıda hareket etmektedir; bu yüzden en geç saat beşte uyanmak zorundadır. Ancak saate baktığında saatin hemen hemen yedi olduğunu görür. Kalkmak istemektedir ama artık ona yardımcı olacak kuvvetli bacaklarının yerinde birbirinden bağımsız hareket ediyormuş gibi görünen onlarca bacakçık bulunmaktadır.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet<br />
<br />
Annesi oğlunun uyanamamış olduğunu sanır ve kapıya vurmaya başlar. Kilitli kapının arkasından oğlunu uyandırmaya çalışır. Gregor kalktığını söyleyerek annesini savuşturur ancak sesi çok garip çıkmaktadır. Annesi onun hasta olduğunu düşünmektedir. Gregor büyük uğraşlarla yatağından kalkar, yeni vücuduna alışması hiç de o kadar kolay olmayacaktır. Saat sekiz civarında patronu eve gelmiştir ve çok kızgıdır. Gregor’a birkaç soru sorar ancak Gregor artık konuşamamaktadır. Sesi hayvan sesi gibidir. Kapıyı zorlukla açar. Patronu onu görünce korkudan evden kaçar; annesi ise bayılmıştır. Babası onu sopa darbeleriyle odasına geri sokar.<br />
<br />
Kız kardeşi Grete Gregor’a değişik yiyecekler getirir. Artık Gregor kokuşmuş yiyecekleri tercih etmektedir. Annesi onu görmeye bile cesaret edememektedir. Babasından defalarca dayak yiyen Gregor’un vücudu oldukça zayıflamıştır. Vücudunda oldukça ciddi yaralanmalar oluşmuştur. Yemek dahi yiyememektedir. Aile meclisi toplanır ve sonuçta Gregor’ u evden atmaya karar verirler. Hizmetçi kız aileye şöyle seslenir:<br />
-Boş yere zahmet etmeyin, Gregor öldü. Az önce Gregor’u çöpe attım.<br />
<br />
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ<br />
<br />
Gregor Samsa: Eserin baş kahramanı. Annesi, babası ve kız kardeşi ile aynı evi paylaşmaktadır. Ailesinin geçimini kumaş tüccarlığı ile sağlamaktadır. Bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Bu andan itibaren Gregor’un hayatında büyük değişiklikler olacaktır.<br />
<br />
Gregor’un annesi: Gregor’un öz annesidir. Dönüşümden önce oğlu ile araları araları çok iyi iken dönüşümden sonra artık onun yüzünü bile görmeye katlanamamaktadır.<br />
<br />
Grete:Gregor’un kız kardeşidir. Dönüşümün ilk evrelerinde kardeşi ile araları hala iyi iken sonraları Gregor’ a adeta düşman olmuştur.<br />
<br />
Patron: Gregor’un aksi patronudur. İşçilerini ve Gregor’u birer makina olarak görmektedir.<br />
<br />
Himetçi kız: evde temizlik işlerine bakmaktadır. Gregor’la fazla bir bağlantısı yoktur. Ancak ailenin davranışlarını yakından takip etmektedir.<br />
<br />
KİTAP HAKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER<br />
<br />
Eser son derece sade bir dille kaleme alınmış. Okuyucunun dikkatini dağıtacak, canını sıkacak ayrıntılara inilmemiş. Kişilerin psikolojik tahlilleri son derece mükemmel bir tarzda yapılmış. Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Zaten kitap hacim olarak da fazla yer kaplamıyor. İki gün içerisinde rahatça okunabilecek bir eser. Kitabın tercümesi de hatasıza yakın yapılmış, çevirmen kendi düşüncelerini de eklemiş.<br />
<br />
Bu eseri okuyacak olan arkadaşların Kafka’nın diğer romanlarını da okumak isteyeceklerini sanıyorum.<br />
<br />
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ<br />
<br />
Franz Kafka, 1883 yılında Prag’da doğdu, 1924 yılında Viyana yakınında bir sanatoryumda öldü. Çekoslovakyalı olasına karşın almanca yazan Kafka, Prag’daki Alman üniversitesinde hukuk tahsili yaptı, 1906 da hukuk doktorasını verdi. Sağlığında yapıtları yankı uyandırmedı, ölümünden sonra romancı dostu Max Brod öykü ve romanlarından çoğunu yayımlattı.1910’dan ölümüne kadar tuttuğu günlükleri 19482de yayımlandı. Kafka’nın yapıtlarının en çarpıcı yanı, bilerek uyguladığı sadelik ötesinde düşten doğan gerçek dışı ve esrarlı bir dünya saplantısı arasındaki çekişmedir. Kimi zaman gerçeküstücülüğe yaklaşan anlatımıyla Kafka, mevcut okulların hiçbirinin tanımına sığmaz. Çoğu Türkçeye de çevrilmiş olan yapıtlarının başlıcaları şunlardırönüşüm, Ceza sömürgesi, Bir Açlık Ustası, Dava, Şato, Taşrada Düğün Hazırlıkları, Milena’ya Mektuplar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KİTABIN ADI : DÖNÜŞÜM<br />
KİTABIN YAZARI :FRANZ KAFKA<br />
YAYIN EVİ VE ADRESİ :CAN YAYIN EVİ, GALATASARAY, İSTANBUL<br />
BASIM YILI :1996<br />
<br />
KİTABIN KONUSU<br />
<br />
Dönüşüm adlı anlatı, yazarın anlatım sanatının gerçek anlamda doruklarına ulaştığı bir yapıttır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilşkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen anlatı, aynı zamanda genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş olan akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Gregor Samsa’nın başkalaşması, bir böceğe dönüşmesi, salt bir çarkın kaskatı dişlisi, eleştirmeyen, ama yalnızca boyun eğen bir toplum teki olmaktan çıkma anlamı taşır; böylece böcekleşen’in yazgısı, elbet toplumca dışlanmaktır.<br />
<br />
KİTABIN ÖZETİ<br />
<br />
<br />
Gregor Samsa, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. İlk başta gördüklerinin gerçek olduğunu inanmak istemez ancak yatağından kalkmak isteyince buna inanmak zorunda kalır. O artık dev bir böcektir. Her sabah işe gitmek için bindiği tren saat altıda hareket etmektedir; bu yüzden en geç saat beşte uyanmak zorundadır. Ancak saate baktığında saatin hemen hemen yedi olduğunu görür. Kalkmak istemektedir ama artık ona yardımcı olacak kuvvetli bacaklarının yerinde birbirinden bağımsız hareket ediyormuş gibi görünen onlarca bacakçık bulunmaktadır.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet<br />
<br />
Annesi oğlunun uyanamamış olduğunu sanır ve kapıya vurmaya başlar. Kilitli kapının arkasından oğlunu uyandırmaya çalışır. Gregor kalktığını söyleyerek annesini savuşturur ancak sesi çok garip çıkmaktadır. Annesi onun hasta olduğunu düşünmektedir. Gregor büyük uğraşlarla yatağından kalkar, yeni vücuduna alışması hiç de o kadar kolay olmayacaktır. Saat sekiz civarında patronu eve gelmiştir ve çok kızgıdır. Gregor’a birkaç soru sorar ancak Gregor artık konuşamamaktadır. Sesi hayvan sesi gibidir. Kapıyı zorlukla açar. Patronu onu görünce korkudan evden kaçar; annesi ise bayılmıştır. Babası onu sopa darbeleriyle odasına geri sokar.<br />
<br />
Kız kardeşi Grete Gregor’a değişik yiyecekler getirir. Artık Gregor kokuşmuş yiyecekleri tercih etmektedir. Annesi onu görmeye bile cesaret edememektedir. Babasından defalarca dayak yiyen Gregor’un vücudu oldukça zayıflamıştır. Vücudunda oldukça ciddi yaralanmalar oluşmuştur. Yemek dahi yiyememektedir. Aile meclisi toplanır ve sonuçta Gregor’ u evden atmaya karar verirler. Hizmetçi kız aileye şöyle seslenir:<br />
-Boş yere zahmet etmeyin, Gregor öldü. Az önce Gregor’u çöpe attım.<br />
<br />
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ<br />
<br />
Gregor Samsa: Eserin baş kahramanı. Annesi, babası ve kız kardeşi ile aynı evi paylaşmaktadır. Ailesinin geçimini kumaş tüccarlığı ile sağlamaktadır. Bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Bu andan itibaren Gregor’un hayatında büyük değişiklikler olacaktır.<br />
<br />
Gregor’un annesi: Gregor’un öz annesidir. Dönüşümden önce oğlu ile araları araları çok iyi iken dönüşümden sonra artık onun yüzünü bile görmeye katlanamamaktadır.<br />
<br />
Grete:Gregor’un kız kardeşidir. Dönüşümün ilk evrelerinde kardeşi ile araları hala iyi iken sonraları Gregor’ a adeta düşman olmuştur.<br />
<br />
Patron: Gregor’un aksi patronudur. İşçilerini ve Gregor’u birer makina olarak görmektedir.<br />
<br />
Himetçi kız: evde temizlik işlerine bakmaktadır. Gregor’la fazla bir bağlantısı yoktur. Ancak ailenin davranışlarını yakından takip etmektedir.<br />
<br />
KİTAP HAKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER<br />
<br />
Eser son derece sade bir dille kaleme alınmış. Okuyucunun dikkatini dağıtacak, canını sıkacak ayrıntılara inilmemiş. Kişilerin psikolojik tahlilleri son derece mükemmel bir tarzda yapılmış. Herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Zaten kitap hacim olarak da fazla yer kaplamıyor. İki gün içerisinde rahatça okunabilecek bir eser. Kitabın tercümesi de hatasıza yakın yapılmış, çevirmen kendi düşüncelerini de eklemiş.<br />
<br />
Bu eseri okuyacak olan arkadaşların Kafka’nın diğer romanlarını da okumak isteyeceklerini sanıyorum.<br />
<br />
KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ<br />
<br />
Franz Kafka, 1883 yılında Prag’da doğdu, 1924 yılında Viyana yakınında bir sanatoryumda öldü. Çekoslovakyalı olasına karşın almanca yazan Kafka, Prag’daki Alman üniversitesinde hukuk tahsili yaptı, 1906 da hukuk doktorasını verdi. Sağlığında yapıtları yankı uyandırmedı, ölümünden sonra romancı dostu Max Brod öykü ve romanlarından çoğunu yayımlattı.1910’dan ölümüne kadar tuttuğu günlükleri 19482de yayımlandı. Kafka’nın yapıtlarının en çarpıcı yanı, bilerek uyguladığı sadelik ötesinde düşten doğan gerçek dışı ve esrarlı bir dünya saplantısı arasındaki çekişmedir. Kimi zaman gerçeküstücülüğe yaklaşan anlatımıyla Kafka, mevcut okulların hiçbirinin tanımına sığmaz. Çoğu Türkçeye de çevrilmiş olan yapıtlarının başlıcaları şunlardırönüşüm, Ceza sömürgesi, Bir Açlık Ustası, Dava, Şato, Taşrada Düğün Hazırlıkları, Milena’ya Mektuplar.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>